Sayfalar

29 Eylül 2014 Pazartesi

BİRAZ VİCDAN LAZIM !

          Sanılanın aksine olmuyor be kardeşim vicdanla aşkı beklemek.Ya da herkese uğruyor da beni es geçiyor vicdanlı aşk.Vicdanlı aşk diyorum çünkü oyun sanılıyor sevmek yenilerde.Hatta moda bile oldu desem doğru olur 'sevip bırakmak'...
          Yorulduğumu hissediyorum artık sevmeye.Hatta çoğu zaman girişmiyorum bile,sonu belli çünkü.Ama yinede vicdanlı davranıp yinede aşka olan saygımdan belki bu sefer diyorum.Fakat 'boş yere'...Neyse deyip geçiyorum.Karar verdim bu sefer hayatın akışına karışmak yok.Sonradan pişmanlık duyacağıma şimdiden takmıyorum çoğu şeyi.Olanlara eyvallah derken olmayana yolun açık olsun diyorum artık.Mutluluğu başkaların da değilde kendi içinde bulmak çok daha güzel.Çünkü bana  göre kişi kendi mutlu olmadan nasıl başkasını mutlu edebilir ki? Çok sevmek diye bir şey yok zaten,hayat o kadar kısa ve o kadar karışık ki dün ile bugün olduğumuz yerleri karşılaştırdığımızda inanası gelmiyor insanın.Dün olmazsa olmaz dediğimiz bugün ben nasıl bu hatayı yaptım dedirtiyor.Konuşmak lazım bunları işte.Değişikliklere dikkat çekip hayalini bile kuramadığımız işleri başarmak lazım.Kendini tanımaya hayatı anlamaya biraz çaba yorsak gülmek o kadar sıradan gelecektir ki artık bize. Asık suratlar , dışarda aranan mutluluk, yapmacık ilişkiler sarmış dört bir yanımızı.Ve o kadar bulaşmış ki hayatımıza bu çirkinlikler,neredeyse mutluluk hayali bile kuramaz olduk.Siz zafere giden yolsunuz. Biraz vicdan lazım insana.Dış dünyamızı anlamaya,birbirimize saygı duymaya, mutlu olmaya giden yol deniz kıyısında  bizi götürmeyi beklerken biz kıyıdan ayrılmaya cesaret edemiyoruz.Ufukta bekleyen hayatın yaşanırlılığını görmeden elimizin tersi ile itiyoruz.
           Sonuç olarak sevmek vicdan meselesidir.Umudu yarınlarımız da eksik etmemeli, saygıyı hayat felsefesi yapmalıyız.;Hayat; olduğu ile güzeldir unutmayın, Mutlu gülümsemeler hayatınızı doldursun  !....


1 Ocak 2014 Çarşamba

Farklılaşmış bir sizden bahsedersem

          Olağanca gücüyle koşuyordu,nefese nefese kalması,terden sırılsıklam olmuş tişörtü,hızlıca yanında geçtip çarptıgı insanların arkasından bagırmaları hiç birşey umrunda degildi..
Aklında tek bir şey vardı günlerdir düşündüğü akılını kurcalayan sorunun cevabını bulabilicekmiydi gittigi yerde.